Zaman zaman kendimizi tükenmiş, çaresiz, mutsuz ve hatta işe yaramaz olarak hissederiz. Hayatı, benliğimizi sürekli sorgular sorguladıkça daha da çıkılmaz bir hale getiririz kendimizi. Dışarı çıkmak istemez, yemek dahi yiyemez hale gelir, dışarıya kapatırız. Günümüz şartlarında en fazla rastlanan durumlardan biri de depresyondur. Peki nedir bu depresyon hepimizi karanlığı altına alabilecek kadar güçlü müdür? Zaman zaman kendimizi k ötü hissetmemiz, mutsuz olmamız çok normaldir. Çünkü hayatın zorlayıcı faktörleri üzerimizde olumsuz etkiler bırakabilir ta ki o etkiler başa çıkılması zor, kara bulutlara yerini bırakana kadar. Depresyonda olduğunuz zaman her şey anlamsız gelir, hiçbir şeyden zevk alamaz hale gelir insan. Gün içerisin de fazla yorulmamasına karşın kendini hep yorgun hisseder. Depresyon Nedir ? Beyi...
Hepimizin hayalinde sorunsuz ,dört dörtlük ve mutlu bir ilişki yaşamak vardır. Ama gelelim ki böyle bir ilişki mümkün müdür ? Gerçekçi olmak gerekirse ne televizyondakiler gibi ne de çevremizden duyduğumuz masalsı ilişkiler maalesef ki reelde çok azdır. Doğduğumuz andan itibaren zorluklarla dolu bir hayata merhaba deriz. Bebeklikten yetişkinliğe kadar uzun ve bir o kadar da dolu yıllar geçiririz. Yaşamımızın ilk yıllarında, gençlik dönemlerimizde ve daha ilerisinde de ortak payda aslında hayatta kalma çabasıdır. Peki bu hayatta kalma çabamız, hayata tutunmaya çalışmamızla ilişkilerimizin ne alakası var dediğinizi duyar gibiyim. Bebeklikte temel ihtiyaçlarımızın karşılanması, çocuklukta kişiliğimizi oluşturma çabalarımız, ergenlikte ailemizden bağımsız bir birey olma uğraşımız , yetişkinlikte ise iş hayatı, bitmek bilmeyen faturalar gibi sonu gelmeyen ve ...