Ana içeriğe atla

Çocuklar Bizim Gelecegimiz...


      Çocuklar bizim geleceğimiz …


    Merhaba sevgili velilerimiz hepinizin azda olsa çeşitli kaygıları var bunu hissedebiliyoruz. Bu kaygıları biraz hafifletmek için bu yazıyı sizlere hazırladık umuyoruz ki beğenirsiniz ve sizlere yardımı olur.
Çocuklarınız nasıl sizlerin en değerlisi ise bizler için de çok önemli ve değerliler. Çocuklarımızın iyi bir eğitim alması, kendilerini mutlu hissedebilmeleri, gelişim özelliklerini tamamlayabilmeleri ve kendilerini bir birey olarak görmeleri için eğitim-öğretim alanında son gelişmeleri takip ederek onlara ayrıca bilimsel düşünmeyi öğretmeyi hedefliyoruz.
     İlk olarak kısaca çocukların gelişim özelliklerinden bahsetmek istiyorum. Çocuklarımız bebekliğinde ilk olarak fizyolojik ihtiyaçlarını karşılarken sosyalleşmeyi, güvenli bağ kurmayı öğrenir .0-4 yaş arasında çocuklarımızın beyin fonksiyonları gelişmeye başlamaktadır . 4-6 yaş döneminde psikomotor, bilişsel gelişim, dil gelişimi, öz beceri , sosyal duygusal gelişimi açısından önemli bir evredir.
Psikomotor gelişim, çocuğun el, kol, ayak ve bacak gelişimi ile ilgilidir.
Bilişsel gelişim, çocuğun zihinsel faaliyetleridir. Çocuk zihinsel faaliyetleri çevresini gözlemleyerek öğrenmektedir. Gelişim hızı kültüre ve bireye göre değişmektedir.
Dil gelişiminde bebek ilk doğduğundan itibaren sese karşı duyarlıdır. Cıvıldama, agulama ,taklit etmeyle birlikte 4 yaşına kadar konuşması beklenir.
Öz beceri kazandırılmasında ebeveynlere önemli görevler düşer. Çocuğun öz-bakım becerileri arasında yemek yeme, tuvalet eğitimi ve kişisel bakım yer alır Bunlar çocuğa öğretilirken baskıcı, kırıcı, azarlayıcı olmamak çocuğun ileri yaşları içinde önemlidir.
İlk 6 yaş bizler için çok önemlidir çünkü bu zamanlarda çocuğun kişisel özellikleri ,gelişimi hızlıca tamamlanmaya başlar.




Sosyal duygusal gelişimi empati duygusunun gelişimi,başkasının haklarına saygı bilincinin gelişimi,başkalarına yardım bilincinin gelişmesi ,işbirliği bilincinin gelişimi, arkadaşlığı keşfetme, sevinç duyma gibi özelliklerinin gelişmesiyle olur.Burada da ailenin ve çevrenin önemi büyüktür.

     Her yıl okula başlama zamanında hem aileler hem de çocuklar için sevinç ve kaygı bir arada yaşanırken değişen okul sistemiyle daha büyük telaşlar yaşanıyor .Kimi çocuklar heyecanlı, kimisi ise korkulu bir bekleyiş yaşamakta. Bu süreçte çocuklarımızı en büyük desteği verecek olanlar sizlersiniz. İlk olarak çocuğumuzun okula hazır olup olmadığından emin olunması gerekiliyor .
Okula hazırlık aşamasında 5 temel alan vardır ;
Fiziksel durum ve motor gelişimini,
Sosyal ve duygusal gelişimini tamamlamış olması,
Öğrenmeye yaklaşımı,
Dil gelişimini kazanması,
Bilişsel ve genel bilgi düzeyinde belirli olgunluğa sahip olması gerekir.
Bazı okullar da uygulanan okula hazırlık testi bu alanları ölçmek içindir. Çocuklarımızın temel bilgi ve becerilerini sınamaya yarar.Ayrıca çocuklarımızın okula,okulun gerektirdiği kurallara ve öğrenmeye hazır olup olmadığını tespit eder.
Bazen anne babalar çocukları ilkokul birinci sınıfa başlamaya hazır değilken başlatıyor. Bu durum çocuğun okul uyumunu zorlaştırıyor ve okul fobisinin gelişmesine sebep olabiliyor.Durum bu olunca çocuk daha çok kaygı yaşamaya bununla birlikte daha agresif davranışlar sergilemeye başlıyor.Bu nedenle çocuğunuz öncelikle okula başlamaya hazır mı bunu öğrenmelisiniz. Çocuğunuzun okula hazır olup olmadığını uzmanlar tarafından okullarımızda ve bazı kliniklerde değerlendirmeniz mümkün.




   
 Peki çocuklar nelerden korkar?
Bir kere anne-babadan ayrılacaklardır.Güvenli ortamı kalmayacaktır. Orada kimler var? Benim ihtiyaçlarımı karşılarlar mı ? gibi soruları düşünmeye başlayacaktır ki buda çocuklarda kaygıya neden olur...
    Artık oyun dönemin bittiğini düşünürler .Orada daha önceden tanıdığı yüzlerin olmaması, yeni bir sosyal ortama giricek olmaları da çocuklarda kaygıya yol açar.
           Çocuklarımızın korkularını yenmeleri için ise,
   -Okulda ilk gün çocuğunuzun yanında olun.
   -Okul hakkında onları en ince ayrıntısına kadar bilgilendirmeliyiz. Bize komik gelebilecek  ama onlar için önemli olan sorularına gülmeden ve incitmeden cevaplar verilmeli.
    -Okul açılmadan önce imkan varsa okulu, sınıfları ziyaret etmeye çalışılmalı.
  -Okulun ilk gününü anlatan hikaye kitapları okuyup, çocukların o duyguyu  hayal etmelerini  sağlayın.
 -Sizlerin okulda yaşadıklarını ,okul ortamında ki arkadaşlıklarınızı   paylaşın    ve hatta eskiye  dair fotoğraflarınız varsa onları gösterin.
   -Kesinlikle karşılaştırıcı bir tutum içinde olunmamalı.







       Çocuklarla kurulan iletişim çok önemlidir .İletişimin sağlıklı olması hem sizler için hem de çocuğun gelişimini etkileyen faktörler arasındadır.İnatlaşma olmadan iletişim devam ettirilmelidir. Çocuklar kendi seçtiklerini yapmayı severler .Çocuğa baskı altında olmadığını, kendi istediğini seçtirererek ona kontrolün kendi elinde olduğu hissini verilmeli.Böylelikle çocuklarda hem öz güven oluşmaya başlar hem de evebeynlerle iletişiminde çatışmalar yaşanmaz.

        Çocuğunuzun okula uyum sağlaması için birkaç hafta fırsat verin. İlerleyen zamanlarda da uyum sağlayamaz ve davranış problemleri sergilemeye devam ederse okulumuzda ki rehberlik birimleriyle iletişime geçerek daha sağlıklı bir yol izleyebilirsiniz .Bu durumlarda aile-öğretmen ve çocuk uyumu çok önemlidir..
    Unutmayın ki hepimiz öğrencilik yıllarından geçtik ve hepimizin başından belki komik belki korkutucu olaylar geçti. Yeter ki çocuklarımızı anlayabilelim…
Mutlulukla kalın …

Yorumlar